DigiByte Hakkında

DigiByte Blockchain

DigiByte'ın hikayesi, Ekim 2013 de bir bilgisayar mühendisi olan Jared Tate'in, Bitcoin’in protokolüne sadık kalıp onu sahip olduğu tüm zayıf yönlerden arındırarak yepyeni bir Blockchain yaratma fikri ile başladı. 10 Ocak 2014'te DigiByte Blockcahin’in genesis bloğu kazıldı ve resmi duyurusu yapıldı. Odak noktası dijital ödemeler için siber güvenlik ve merkezi olmayan uygulamalar olarak belirlendi.

5 yıllık gelişim süreci boyunca DigiByte; özellikle Blockchain güvenliği konusunda DigiShield ve MultiShield gibi kripto para piyasasına yön veren öncü teknolojiler geliştirdi ve bunları tüm kripto para dünyasının kullanımına sundu. Bugün zCash ve Dogecoin gibi 10 un üzerinde Altcoin, Blockchain’lerinin güvenliğini DigiByte topluluğunun geliştirdiği bu teknolojiler ile sağlıyor. Bu eşsiz teknolojiler sayesinde gerçek zamanlı senkronize zorluk ayarlaması ve eşit ağırlığa sahip 5 farklı mining algoritması kullanan yegane zincir olan DigiByte, kendi Blockchain ağının %51 atağı ile art niyetli bir madenci grubu tarafından ele geçirilip manipüle edilmesini neredeyse imkansız hale getirdi. Öyleki Bitcoin ağının %70 hash gücünü elinde bulunduran Çinli madencilerin hepsi birden bugün DigiByte kazmaya başlasa bile burada %20 civarında hash gücüne ancak erişebiliyorlar.

Sadece güvenliğe odaklanmayan DigiByte hız konusunda çıtayı çok yukarılara taşıdı. Bitcoin’in 10 dk olan blok süresine karşılık, 15 sn lik bloklar kullanıldı. Yaptığı planlı 4 hard fork ve 1 soft fork ile sürekli kendini geliştirdi. Aralık 2015 te DigiSpeed güncellemesi ile saniyede yapabildiği işlem kapasitesini ilk etapta 280'e çıkarıldı ki bu sayı Bitcoin’de sadece 7 idi. DigiSpeed algoritmasına göre 280/sn olan bu işlem kapasitesi her iki yılda bir katlanarak artıyor. Şu an 560/sn de olan kapasite 2020 sonunda 2000/sn yi geçerek VISA ağının işlem hızını geride bırakacak ve 2035 yılında da 280.000/sn ye ulaşacak. Ayrıca 2016 Nisan ayında SegWit’i ilk aktive eden major Altcoin olan DigiByte, Litecoin ve Bitcoin’e bu konuda da örnek oldu.

DigiByte Info

Merkeziyetsizlik konusunda da zirveyi kimseye bırakmayan ve 100 ün üzerinde ülkede 200.000 den fazla node (Blok zincirinin kopyasını bulunduran cihaz sayısı) sahip olduğu tahmin edilen DigiByte; hiçbir ülke, kurum veya kişi tarafından kontrol edilemeyen, mining ile yeni coinlerin basıldığı ve %100 iş kanıtı (Proof of Work) prensibi ile çalışan, harcanmayan işlem çıktısı (UTXO) türünde bir blok zinciri olacak şekilde tasarlandı. Temmuz 2018 itibariyle 10,5 milyar adedi üretilmiş ve blok ödülü 761 DGB (Her ay yaklaşık %1 oranında azalır) olan DigiByte 2035 yılına kadar toplam 21 milyar adet üretilecek. Ayrıca 21 milyar DigiByte üretilecek olması, çok daha yönetilebilir ve ölçeklenebilir bir yapı ortaya çıkarmış oluyor ki bu günlük hayatta kullanılabilirlik kolaylığı açısından oldukça önemli bir nokta.

Tüm bu saydığımız özellikler bugün DigiByte’ı Dünya üzerindeki en hızlı, en güvenli, en merkeziyetsiz ve en uzun UTXO Blockchain konumuna getiriyor. Yapılan işlemler, neredeyse anında ve yok sayılabilecek kadar düşük (0,00003 USD) işlem ücretleri ile onaylanıyor. Sadece White Paper'lar dan ibaret konsept projelerin aksine DigiByte, kendi Blockchain'i üzerinde çalışan doküman imzalama için akıllı kontrat DiguSign ve kimlik doğrulama için merkeziyetsiz uygulama Digi-ID başta olmak üzere gerçek dünyada da aktif olarak kullanılan ve sayıları her gün artan AntumID ve V-ID gibi platformlara da ev sahipliği yapıyor.

Gönüllülerden oluşan DigiByte Awareness Team ve onlarca ülkede faaliyet gösteren yerel topluluklar tarafından desteklenen DigiByte Blockchain, sadece bir kripto para olmanın ötesinde, Venezuela da yüksek enflasyon krizinden etkilenen çocuklara yardım ulaştırmak gibi sosyal sorumluluk projelerine de imza atıyor. DigiByte kurucusu Jared Tate, MIT ve Harvard başta olma üzere ABD'nin en saygın üniversitelerinden davetler alıyor ve bu kampüslerde Blockchain teknolojisi üzerine konuşmalar yapıyor. Peki hiç mi dezavantajı yok bu DigiByte’ın? Bu sorunun cevabı aslında DigiByte’ın şu anda sahip olduğu en büyük avantajın, aynı zamanda en büyük handikapını oluşturuyor olmasında saklı ki o da sahip olduğu üstün Merkeziyetsizlik!

Ultra decentralized yapısı yüzünden, hiçbir kurum, ülke ve madenci grubu tarafından kontrol edilemiyor bu da kendisini destekleyen gönüllüler dışında hiçkimse tarafından reklam ve tanıtımının yapılmaması sorununuda beraberinde getiriyor. Büyük yatırımcılar ve şirketler bir şekilde müdahale edebildikleri, çıkarlarına hizmet edebilecek projeleri insanların gözünün içine sokarak geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlıyorlar.

Ancak bu durum çok yakında değişecek! İnsanlar ve kurumlar hangi amaçla kullanılırsa kullanılsın; DigiByte’ın sunduğu hız, güvenlik ve merkeziyetsizlik gibi özelliklerinin önemini kavramaya başlayacak. DigiByte 5 yıl önce de buradaydı, yıllar sonra da burada olacaktır. Ancak 5 aylık mazisi olan çoğu merkezi projeye yarın ne olacağını kestirmek güç. DigiByte’a ve bu felsefeyi takip eden kripto paralara destek olmak tüm insanlığın faydasına olacaktır.